Hırsızlık Suçlarına Bakan Avukatlar

Hırsızlık Suçlarına Bakan Avukatlar

Hırsızlık Suçunun Kanundaki Durumu

Hırsızlık bir başkasına ait olan ve kişinin kendisinin olmayan bir malın İzinsizce alınmasıdır. Hırsızlık suçu 5237 sayılı Türk ceza kanununun kişilere karşı suçlar başlığı altındaki ikinci kısmının onuncu bölümünde yer alan mal varlığına karşı suçlar başlığı altındaki maddelerde düzenlenmiştir.

Bir mal üzerinde hâkimiyete sahip olan kişinin rızası alınmadan Ve başkasına ait olan taşınır bir malın alınması hırsızlığı oluşturur. Kişinin bunu almasındaki amaç kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak olmalıdır. Bu maksat ile mali bulunduğu yerden alan kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılacağı kanun hükmünde düzenlenmiştir. Ceza verilirken eğer bir suçun daha ağır halleri bulunuyor ise daha ağır bir yaptırım uygulanır. Bir suçun daha ağır veya daha hafif olduğunun nitelendirilmesinin yapılması ve bunun sonucunda suçun normal şekline göre cezasının daha az veya daha çok olarak arttırılmasını gerektiren durumlar varsa bu durumlar nitelikli hali oluşturur. Hırsızlık suçu içinde bazı nitelikli haller belirlenmiştir. Hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturan durumları tek tek söylemek mümkündür. Öncelikle kimi ait olduğu önemli olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış olan yerlerde bulunan veya kamu yararına veya kamu hizmetine tahsis edilmiş olan eşya hakkında hırsızlık suçu işlenirse bu hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Halkın yararlanması için sunulmuş olan ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşyalar hakkında hırsızlık suçu işlenirse bu suç hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirilebileceği zararları önlemek amacıyla veya bu felaketin meydana getireceği zararları hafifletmek amacıyla hazırlanmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi halinde bu hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunun işlenmesi durumunda bu nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur. Nitelikli hırsızlık suçunu oluşturan bu durumlarda kişi hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası hüküm olunur. Nitelikli hırsızlık olmayan durumda işlenen hırsızlık suçundan Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilirken yukarıda saydığımız durumların söz konusu olduğu hallerde üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Nitelikli hırsızlık suçunu oluşturan bazı durumlar daha vardır. Öncelikle suç kişinin malına koruyamadığı durumda olması halinde veya kişinin ölmesinden yararlanılarak işlenirse bu hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Kişinin elinde veya kişinin üzerine taşınan eşyanın çekip alınmak yoluyla veya özel bir beceri ile hırsızlık suçunun işlenmesi durumunda bu hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korkudan ve bu sosyal olayların meydana getirdiği kargaşadan yararlanarak hırsızlık suçunun işlenmesi durumu, hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Suçun haksız yere elde bulundurulan bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle işlenmesi halinde hırsızlık suçunun nitelikli hali oluşur. Bununla birlikte suçun taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesine engellemek yoluyla İşlenmesi durumu nitelikli hırsızlığı oluşturur. Hırsızlık suçunun bilişim sistemlerinin kullanılması yoluyla işlenmesi durumu hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Kişinin tanınmamak için aldığı tedbirleri veya bu kişinin yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık suçunun işlenmesi durumu bu suçun nitelikli halini oluşturur. Suç büyük bağış veya küçükbaş hayvan hakkında işlenir ise bu hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturur. Hırsızlık suçu herkesin görebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek yoluyla veya bina ya da eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında İşlenmesi durumunda hırsızlık suçunun nitelikli hali oluşur. Hırsızlık suçunun nitelikli halin oluşturulan bu sayılmış durumların söz konusu olması halinde suçu işleyen kişi hakkında beş yıldan on yıla kadar hapis cezası hükmolunur. Eğer hırsızlık suçu kişinin elinde veya üstünde taşınan eşyayı çekip almak yoluyla veya özel beceri ile işlenmenin yanı sıra bu suçun mağdur olan kişinin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olması söz konusuysa suçu işleyen kişiye karşı verilecek olan ceza üçte biri oranına kadar artırılır. Hırsızlık suçunun sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve bunların nakline işlenmesine veya depolanmasını ait tesislerde işlenmesi durumu söz konusu ise suçu işleyen kişi hakkında beş yıldan 12 yıla kadar hapis cezası hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hali söz konusuysa ceza yarı oranında artırılır ve 10.000 güne kadar adli para cezasını hüküm olunur. Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali suçunun işlenmesi durumu söz konusuysa bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet alınmasına gerek yoktur bununla birlikte hırsızlık suçunun işlenmesi niyetiyle mala zarar verme suçunun da işlenmesi durumu söz konusuysa bu suçlar sebebiyle soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet yine aranmaz.

Hırsızlık Suçunun Gece Vakti İşlenmesi Durumu

5237 sayılı Türk ceza kanununun tanımlar başlığı altında gece vaktinden anlaşılması gereken açıklanmıştır. Kanunun gece vakti tanımına göre güneşin batmasından 1 saat sonra başlayan ve güneşin dolmasından 1 saat önceye kadar devam eden zaman süresi anlaşılır. Yani güneşin batması itibarıyla 1 saat sonra ki süreden güneşin dolmasından 1 saat önceki süreye kadar mevcut süre gece vaktidir. Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi durumundaki ile suçun gündüz vaktinde işlenmesi durumundaki ceza ağırlığı farklıdır. Eğer hırsızlık suçu gece vaktinde işlenirse verilecek olan ceza yarı oranında artırılır.

Hırsızlık Suçunun Daha Az Cezayı Gerektirdiği Durumlar

Bazı durumlarda hırsızlık suçu suçun normal haline göre daha az cezayı gerektirir. Ayrıca bu hallerde suçun adli para cezasına çevrilmesi de mümkündür. Eğer hırsızlık suçu paydaş veya el birliği ile malik olunan bir mal üzerinde işleniyorsa bu hırsızlık suçunun daha az cezayı gerektiren bir halini oluşturur. Bununla birlikte eğer bir hukuki ilişkiye dayanan alıcının tahsil edilmesi amacıyla hırsızlık suçu işleniyorsa bu yine hırsızlık suçunun daha az cezayı gerektiren halini oluşturur. Hırsızlık suçunun daha az ceza gerektiren hallerde işlenmesi durumunda şikâyet üzerine suç işleyen kişi hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası hükmolunur.

Hırsızlık suçuna konulan mal değerinin az olması durumu hırsızlık suçunun normal haline göre farklılık oluşturur. Eğer hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değeri azsa ve bu sebeple verilecek cezada indirim ne yapılabilir. Bununla birlikte eğer hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı söz konusuysa ve bu sebeple verilecek olan ceza da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurulmak şartıyla ceza vermekten vazgeçilebilir.

Hırsızlık suçunun kullanma hırsızlığı olarak işlenmesi de mümkündür. Eğer suçu işleyen kişi hırsızlık suçunu malın kalıcı bir süreli değildi sadece geçici bir süre için kullanılması ve zilyedin iade edilmesi üzerine işlemiş ise hakkında yapılacak şikâyet üzerine verilecek olan cezayı yarına kadar indirilir. Eğer mal suç işlemek için kullanılmış ise bu hükmün uygulanması mümkün değildir. Yani hırsızlık suçunu işleyen kişi bu durumda malı suç işlemek için kullandı ise cezada indirimden bahsedilemez.

Hırsızlık suçunda bazı durumlarda zorunluluk hali söz konusudur. Eğer hırsızlık suçu ağır ve acil olan bir ihtiyacın karşılanması için işleniyorsa somut olayın özelliğine göre suç işleyen kişi hakkında verilecek olan ceza da indirimin yapılması mümkün olacağı gibi bu kişi ya ceza vermekten de kaçınılabilir.

Hırsızlık Suçu

Hırsızlık suçu ceza kanununda kişilerin haklarını korumak ve toplumsal düzeni sağlamak amacıyla cezai yaptırımlarla düzenlenmiştir. Beş237 sayılı Türk ceza kanunu içerisinde hırsızlık suçu tanımlanmış ve devamında hırsızlık suçunun nitelikli hallerine de yer verilmiştir. Hırsızlık suçunun kurudu hak mülkiyet hakkıdır. Mülkiyet hakkı kişinin hak ve hürriyetleri kapsamında güvence altına alınan ve anayasada belirtilen bir haktır. Anayasanın 35. maddesinde mülkiyet hakkına yer verilmiştir. Mülkiyet hakkına göre herkes mülkiyet ve miras hakkına sahiptir. Bu hakkın sınırlandırılabilmesi için bazı durumun gerçekleşmesi gerekir. Öyle ki bu hak sadece kamu yararı amacı söz konusuysa sınıflandırılabilir. Bununla birlikte mülkiyet hakkının kullanılması toplumun yararına aykırı olamaz. Görüldüğü gibi mülkiyet hakkı anayasada yer verilen ve önemli bir haktır. Türk ceza kanunu da bu hakkın korunması için düzenlemelere yer vermiştir.

Hırsızlık Suçu Uzlaşmaya Tabi Midir?

Uzlaştırma ceza soruşturmasında veya ceza davasında tarafsız bir kimse tarafından sağlanan arabuluculuk ile uyuşmazlığın çözülmesi için mağdur ve faili olan kişinin iletişimidir. Kanun içerisinde yer alan suçlar da şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması için girişimde bulunur. Bu suçlardan ayrı ayrı bahsetmek mümkündür. Soruşturulması ve kavuşturulması şikâyete bağlı olan suçlar uzlaştırma kapsamına girer. Bununla birlikte şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Türk ceza kanunu nda yer alan suçlar için şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin ulaştırılması girişiminde bulunmaktadır. Türk ceza kanunu içerisinde ve durumda yer alan suçlardan biri kasten yaralamadır. Kasten yaralama ile ilgili bazı hükümler hariçtir. Taksirle yaralama konut dokunulmazlığının ihlali hırsızlık güveni kötüye kullanma dolandırıcılık suç eşyasını satın alınması veya kabul edilmesi çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarımda bu durum kapsamındadır. Bununla birlikte tehdit iş ve çalışma hürriyetinin ihlali ticari sır bankacılık sırrı veya müşteri sırrını niteliğindeki bilgi veya belgeleri açıklanması suçları da bu durum kapsamında girer ancak burada sayılan suçların ilgili hükümleri bu kapsamdadır. Yani bu suçlarla ilgili olan hükümlerden bazıları hariç olabilir. Türk ceza kanunu nida Yer alan suçlardan uzlaşmaya tabi sayılan suçlar arasında hırsızlık suçu da bulunmaktadır. Hırsızlık suçları içerisinden daha az cezayı gerektiren durumlarda uzlaşma kapsamına giren suçlar arasında yer alır.

Hırsızlık Suçu Kamu Davası Mı?

İşlenmiş olan bir suçun cezalandırılması amacıyla Cumhuriyet savcısı tarafından kamu adına açılmış olan davalara kamu davası denir. Kamu davasının amacı kamu düzenini sağlamaktır. Eğer kamunun zarar görmesi söz konusuysa veya devlet zarar gördüyse devletin ve kamu ya zarar veren bu suçun cezalandırılması gereklidir. Bu yüzden Cumhuriyet Savcısı cezalandırmanın gerçekleşmesini sağlamak için kamu davası açar. Eğer suç şikâyete tabi bir suç ise şikâyet gerçekleştiğinde Cumhuriyet Savcısı kamu davası ile ilgili incelemeleri yapmakla görevlidir. Suç şikâyete tabi değil ise bu suçlar için Cumhuriyet Savcısı kendiliğinden suçun işlendiğine dair haberin alınmasıyla suça dair incelemeleri yapmaya başlar. Cumhuriyet Savcısının suça dair haberi aldığı zaman inceleme yapmaya başladığını söylemiştik. Bu incelemeler neticesinde Cumhuriyet Savcısı kamu davasının açılmasına yer olup olmadığına dair karar vermek için araştırma yapar. Cumhuriyet savcısının yaptığı bu araştırma ve incelemeler sonucunda eğer yeterli şüphe varsa ve kamu davasının açılması için gerekli koşullar sağlanmış ise kamu davasının açılması işlemleri başlatılır. Böylece Cumhuriyet Savcısı tarafından bir iddianame düzenlenir. Kamu davasının açılmasında bazı suçların şikâyete bağlı olmadığını söylemiştik. Bu suçlar için anayasal suçları, kasten öldürmeyi, çocuk düşürmeyi, nitelikli dolandırıcılığı ve uyuşturucu ticaretini söyleyebiliriz. Kamu davasının açılması için şikâyete bağlı suçların da olduğunu söylemiştik Şikâyete bağlı suçlarda savcılık makamının yapılan şikâyet ile kamu davası açılır. Bu suçlara örnek olarak basit Tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde işlenmiş olan kasten yaralama suçunu ve taksirle yaralama suçunu verebiliriz.

Kamu davasında savcılık makamı suç unsuru bulunup bulunmadığını teşkil etmek için bazı prosedürler gerçekleştirir. Kamu davalarında ceza davasının kamusal olması ve bu ceza davasının mecburi olması ilkeleri yer almaktadır.

Hırsızlık Suçu Yargıtay Kararları

Hırsızlık suçunu güncel Yargıtay kararlarında görmek mümkündür.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2021/7833

K. 2021/8882

T. 26.4.2021

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-) Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Sanıklar müdafiileri, sanıklar hakkında kurulan hükümleri 07.12.2020 ve 13.12.2020 tarihli dilekçeler ile temyiz etmiş iseler de, sanıkların bulundukları cezaevinden gönderdikleri 25.11.2020 ve 07.12.2020 tarihli dilekçeleri ile temyizden feragat ettiklerini bildirmeleri karşısında; anılan sanıklar müdafiilerinin temyizleri yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

2-) Sanıklar …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 Sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ve aynı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 Sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,

3-) Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin ve sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Hükmolunan cezanın türü ve süresine göre 5271 Sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme yapılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;

5271 Sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin zarar miktarı da gözetilerek sanıklara en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine yönelik olduğu; sanık … müdafiinin temyiz isteminin ise müvekkilinin suça iştirak etmediğine, müvekkili hakkında beraat kararı yerine ceza verildiğine, deliller değerlendirilmeden ve müvekkili lehine olan deliller dikkate alınmadan şüphe üzerine mahkumiyet kararı verildiğine, ayrıca bir kısım sanıklar hakkında uygulandığı halde müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eşit yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

SONUÇ : Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf istemlerinin esastan reddine ve düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekili ile sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 Sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 26/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (www.kazanci.com)

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2021/2959

K. 2021/8884

T. 26.4.2021

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-) Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddine dair ek karara karşı yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin reddine dair mahkemece verilen 20.01.2021 tarihli ve 2020/2648 E., 2020/2768 K. sayılı ek kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA,

2-) Sanık hakkında müştekiler … ve …’ya yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;

5271 Sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiilerinin temyiz istemlerinin, delillerin hukuka aykırı toplandığına, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine, eylemlerin gece işlendiğine dair kesin bir delil bulunmadığına, beraat kararı yerine ceza verildiğine, lehe olan yasa maddelerinin uygulanmadığına, ayrıca Fas uyruklu olan sanığın Türkiye’de normal bir hayat sürmekte iken tüm dünyayı etkisi altına alan ve Covid-19 olarak bilinen salgın hastalığı sebebiyle işsiz ve parasız kalması nedeniyle zorda kaldığından bu eylemleri gerçekleştirdiğine, ancak hem yerel mahkemece hem de istinaf mahkemesince bu durum dikkate alınmadan kararlar verildiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; sanığın, olay gecesi müştekilerin ceplerinde bulunan cep telefonlarını, sigara isteme bahanesiyle müştekilere yaklaştıktan sonra çekip almak suretiyle çalması şeklinde gerçekleşen eylemlerde, atılı suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;

a-) Yabancı uyruklu olan ve yakalandığında üzerinde pasaportu bulunmayan sanığın beyanına göre kimlik bilgileri üzerinden hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; sanığın gerçek kimlik bilgilerinin resmi makamlardan araştırılıp tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

b-) Yabancı uyruklu sanığa ait nüfus kaydı ya da pasaportunun onaylı bir suretinin ve adli sicil kaydının İnterpol Daire Başkanlığı aracılığı ile getirtilip duruşmada okunmadan yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 Sayılı CMK’nın 209. maddesine aykırı davranılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 Sayılı CMK’nın 304/2-a. maddesi uyarınca dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aynı Kanun’un 304/2. maddesinin son cümlesi uyarınca kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 26/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (www.kazanci.com)

Hırsızlık suçlarına bakan avukat arayışındaysanız Ceza Avukatı İdil Su Aydın ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir