Kasten Yaralama Suçu ve Cezası Nedir?

Kasten Yaralama Suçu ve Cezası Nedir?

Kasten yaralama suçu 5237 sayılı Türk ceza kanunu içerisinde yer alır. Kasten yaralama suçu bir vücut dokunulmazlığını karşı suçtur. Bu suçun işlenmesi dahilinde hapis cezası öngörülmüştür. Kasten bir başkasının vücuduna acı veren veya bir başkasının sağlığının ya da ağzına mı yeteneğinin bozulmasına sebep olan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Kasten yaralama suçu basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olabilir. Yani failin kasten yaralama suçunu işlerken mağdura verdiği zarar hafif nitelikte olabilir. Kasten yaralama filminin mağdur üzerindeki etkisi kolayca giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte ise mağdurun şikayet ettiği takdirde dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hüküm olunur.

  • Kasten yaralama suçu üstsoya altsoya eşi veya kardeşe karşı işlenirse şikayet aranmasına gerek kalmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Örneğin bir kişinin babasına karşı kasten yaralama suçu işlemesi ile yolda karşılaştığı herhangi bir kişiye karşı işlediği kasten yaralama suçunun ceza oranı farklıdır. Failin Üstsoyu olan babasına verdiği zarar kanun tarafından olağan ceza miktarından fazla bir miktar ile karşılık bulur. Aynı şekilde fiil alt soyuna eşine veya kardeşine karşı bu suçu işlediği takdirde hükmolunacak ceza olağan ceza miktarından fazla olacaktır. Burada yer alan kardeştir mi tüm kardeşleri kapsar. Yani Öz kardeşe veya üvey kardeşi yapılan kasten yaralama suçu ceza miktarını artırır. Cezanın artmasında öz kardeş veya üvey kardeş olmasının bir önemi yoktur. Her ikisi dahilinde ceza miktarında artış olur.
  • Kasten yaralama suçu beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi takdirinde şikayet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Kişinin kendini savunamayacak nitelikte olması şikayet etmesi durumunda etkilemektedir. Örneğin karşılaştığı problemi ifade etme yeteneği bulunmayan bir kişiye karşı işlenen kasten yaralama suçunun Kişi tarafından şikayet edilmesi mümkün olmayacaktır. Kendisine yapılan haksız muameleye şikayet etme yetisi dahi bulunmayan kişiye karşı işlenen kasten yaralama suçu eğer şikayet aranmış olsaydı cezasız kalabilirdi. Bu yüzden verilecek cezanın şikayet aranmaması çok önemlidir
  • Kasten yaralama suçu bir kişinin yerine getirdiği Kamu görevi sebebi ile işlendiyse Şikayetçi gerek kalmaksızın verilecek olan ceza yarı oranında artırılır. Burada kamu görevlilerinin kendilerine verilen yetkiyi kötüye kullanmamaları için bir caydırıcılık olduğundan bahsedebiliriz.
  • Kamu görevlisine sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi halinde şikayetçi gerek kalmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Kamu görevlisinin elinde bulundurduğu gücü suistimal etmemesi gerekir.
  • Kasten yaralama suçu silahla işlenmesi durumunda şikayete gerek kalmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • Kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmiş olması durumunda ceza bir kat artırılır. Suçun canavarca işlenmesi durumu ceza da diğer durumlara göre daha fazla bir artışı neden olmaktadır. Diğer durumlarda örneğin kasten yaralama suçunun altsoya işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılırken kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmiş olması durumunda ceza bir kat artırılır.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar da kişinin hareketi sonucunda kastedilen olan ağırlıktaki neticeden daha fazla bir netice oluşmakta veya suçun oluşması için aranan neticeden daha ağır başka bir netice gerçekleşmektedir. Gerçekleşecek olan bu ağır veya başka bir neticesi nedeniyle fail daha ağır bir ceza ile karşı karşıya gelecektir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar bakımından ilk olarak dikkate alınması gereken nokta kasten harekettir. Failin suçu işlerken kasten hareket etmesi gerekir. Bir diğer önemli nokta ise failin gerçekleşecek olan ağır veya başka bir netice açısından en azından taksirli bir hareketinin olması gerekir. Yani fail en az taksirle hareket etmelidir. Ağır veya başka bir netice bakımından en azından taksirle hareket etme aranmış olması cezanın ağır ulaştırılmasına yol açar.İşlenecek olan fiilin olası kastla veya kasten gerçekleşmesi de mümkündür. Böyle bir durumda Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu için verilecek ceza bireyselleşme esnasında bu durumlar dikkate alınır.

5237 sayılı Türk ceza kanunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna göre kasten yaralama fiili mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep oldu ise Bu durumda belirlenecek olan ceza üç yıldan az olamaz. Kasten yaralama fiili mağdurun konuşmasında sürekli bir zorluğa sebep olmuşsa yani failin fiili sebebiyle mağdur konuşma yetisinde sürekli olarak güçlük durumu söz konusuysa kasten yaralama suçuna göre belirlenecek olan ceza bir kat artırılır. Kasten yaralama fiil sonucunda mağdurun yüzünde Sabit bir iz oluşmuş ise kasten yaralama suçuna göre verilecek olan ceza beş yıldan az olamaz. Kasten yaralama fiilinde mağdurun yaşamı tehlikeye sokan bir durum söz konusu ise kasten yaralama suçunu göre birini lojik olan ceza bir kat artırılır. Kasten yaralama fiilinde mağdurun gebe bir kadın olması durumunda ve bu fiilin gebe bir kadına işlenip ve çocuğunun vaktinden önce dolmasına sebep olması durumunda kasten yaralama suçuna göre verilecek olan ceza bir kat artırılır. Kasten yaralama fiili mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine sebebiyet vermişse verilecek olan ceza iki kat artırılır. Ancak bu durumda eğer mağdur iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanır veya bitkisel hayata girerse verilecek olan ceza beş yıldan az olamaz. Kasten yaralama fiilinde mağdurun duyularından veya organlarından biri işleminin yitirirse yani failin fiili sonucunda mağdurun böyle bir durumla Karşı karşıya gelmesinde verilecek olan ceza iki kat artırılır. Kasten yaralama fiili mağdurun konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına sebep olmuşsa verilecek olan ceza iki kat artırılır ancak mağdurun konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması cezanın sekiz yıldan az olmaması gerektiği sonucunu doğur. Yani böyle bir durumda verilecek olan ceza sekiz yıldan az olamaz. Kasten yaralama filminde mağdurun yüzünün sürekli bir değişikliğin oluşması durumu söz konusu ise faile verilecek olan ceza iki kat artırılır. Kasten yaralama fiilinde mağdurun gebe bir kadın olması Ve bu gebe kadının çocuğunun düşünmesi söz konusu olması durumunda verilecek olan ceza iki kat artırılır. Kasten yaralamanın kişinin vücudunda kemik kırılmasına veya vücudunda bir çıkıklığı neden olması durumunda yukarıdaki durumlara göre verilecek olan ceza kırık veya çıkın hayat fonksiyonlarındaki etkisinin saptanmasına göre yarısına kadar artırılır. Kasten yaralama sonucunda ölüm oluşmuş ise ve kişin kasten başkasının vücuduna acı vermesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasıyla  Ölüm meydana gelmiş ise verilecek olan ceza sekiz yıldan 12 yıla kadar olan hapis cezasıyla hüküm olunur. Kasten yaralama sonucu ölüm meydana gelmişse ve bu kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasında veya çıkıklığa neden olması Ölümün sebebi ise verilecek olan ceza 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası ile hükmolunur.

Kasten yaralamanın netice sebebiyle ağırlaşmış hallerini ayrı ayrı incelemek hükümlerin anlaşılması konusunda daha açıklayıcı olacaktır.

  1. Yaralamanın duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olması durumu: kanunun ilgili maddesinde kasten yaralama suçunun mağdurun duyularından veya organlarından birinin işleminin sürekli zayıflamasına sebep olması suç sayılmıştır. Bu suç için duyu organlarından birinin işleminin sürekli zayıflaması söz konusu olmalıdır. Vücutta çift olarak bulunan organlardan birinin işlevini tamamıyla yitirmesi halinde diğer organ fonksiyon görmeye devam edebilir. Böyle bir durumun söz konusu olmasında dahi organın işlevini zayıflaması değil organın işleminin yitirmemesi söz konusu olabilir. Yani yaralamanın duyulardan veya organlarından birinin işlevini sürekli zayıflamasına sebep olmasının içerisinde bu durum değerlendirilmez. Çünkü zayıflama değil yitirilme olarak değerlendirilir. Sonuç olarak bu durum duyu ve organlardan birinin işlevinden söz eder. Mağdurun duyma organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasından maksat bunların fonksiyonlarını yerine getirmede güçlük veya bu fonksiyonların yerine getirilmesindeki azalma kastedilmektedir. Zayıflama duygu ve organın kaybedilmiş sayılması demek değildir. Duyu organın kaybedilmesine gerektirmeksizin bunların işlevini düşüren herhangi bir azalmadır. Bu durumun saptanmasında kişinin önceki ve sonraki durumunun incelenmesi gerekir. Böylece organlarında oluşan değişim saptanabilir. Duyu görme işitme koklama tatma ve dokunma gibi kişinin çevresini algılama yeteneğidir. Organ belirli görev yapan ve sınırları tespit edilmiş vücudun canlı bir parçasıdır. Solunum organı gibi. Bununla birlikte organdan kastedilen sadece iç organlar değil. Örneğin az içerisinde bulunan bir dişe katil tarafından zarar verildiğinde Ve diş kaybı yaşandığında organ İşlevinin sürekli zayıflaması kabul edilir Çevreyi algılayan organları ise duyu organları denir. Kişideki görme işitme tatmak koklama dokunma duyuları ile organlar dikkat edilerek değerlendirme yapılır. Mağdurun zarar gören duyuları Ve organları onun öncesinde de zayıf ise bu neticesi sebebiyle ağırlaşmış halde uygulanması için bazı kriterler vardır. Önceden zayıf olan bu duyu veya organın zayıflığının artması gereklidir. Daha önceden zayıf olmayan bir duyu veya organın failin fiili neticesi ile zayıfladığını veya zarar gördüğünü iddia etmek uygun değildir. Cezanın verilebilmesi için şart koşulan zayıflamanın sürekli olması gerekir. Sürekli zayıflamadan kısıt mağdurun ömrü boyunca devam eden bir durumun söz konusu olması demektir. Eğer tedavi ile zayıflama iyileştiriyor ise söz konusu zayıflamanın sürekli olduğundan bahsedilmez. Mağdurun organında meydana gelen zayıflamanın takma veya yapay bir cihazla giderilmesi durumunda ceza sorumluluğu ortadan kalkmaz.
  2. Konuşmada sürekli zorluğa sebebiyet verme durumu: kasten yaralamanın mağdurun konuşmasında sürekli zorlar neden olması durumu suçun sonucu sebebiyle ağırlaşmış hal olarak belirlenmiştir. Bu hükmün uygulanabilmesi için konuşma yeteneğinde tamamen yitirilme olması gerekmez. Konuşma yeteneğinin kullanılmasında bir güçlükle karşılaşılması gereklidir. Konuşmada sürekli zorluk konuşma becerisinin açık ve anlaşılır bir değişikliğe uğramasıdır. Böyle bir durumda mağdur konuşarak muhatapları ile iletişim kurabilmekte fakat eski hali ile karşılaştırıldığında olumsuz bir değişiklik gözükmektedir. Daha önceden mağdur üzerinde olmamasına rağmen failin fiili sonrasında meydana gelen kekemelik akıcı konuşamamak telaffuz bozuklukları konuşmanın anlaşılmaz olması gibi durumlar bu kapsam içerisinde yer alır. Böyle bir değişikliğin oluşup oluşmadı mağdurun önceki ve sonraki hallerini karşılaştırılmasıyla ortaya çıkar. Bununla birlikte konuşma yetinin de ortaya çıkan güçlüğün sebebinin nereden kaynaklandığı önemli değildir. Asıl odaklanılması gereken nokta sürekli bir zorluğun oluşmuş olmasıdır.
  3. Yüzde sabit iz kalması durumu: kasten yaralama suçunun yüzü sabit bir izin neden olması durumu suçun basit şekline göre neticesi sonucunda ağırlaşmış bir suç olarak nitelendirilmiştir. Burada geçen yüz deyimi çehre karşılığında kullanılmıştır ve kişinin boyun ve kulakları dahil ön kısmının ifade edilmesidir. Yüzüne sabit iz yaralama sonucu oluşan ve kalıcı olan daimi sürekli bir izdir. Fakat bu izler yüzün sürekli değişikliği halinden farklı bir durum oluşturur. Sabit ise yüzü değiştirmemekte ve mağduru önceden beri tanıyan insanlar tarafından kişiliği bakımından herhangi bir duraksamaya neden olmamaktadır. Ceza kanunun ilgili hükümlerinde ki bir farklı fıkra da söz konusu olan yüzde sürekli değişiklik halinde bu durumdan farklı bir durumdan bahsedilmektedir. Örneğin yüzüne kezzap atılmış kişinin durumu buna örnek oluşturur. Kanunda Bahsedilen 100 kelimesi normal olarak günlük hayatta kullandığımız yüzden farklı bir anlam ile kullanılmaktadır. Günlük hayatta yüz denildiğinde başta alın göz burun ağız yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm anlaşılır. Olmuştu kanunda söz edilen yüz kelimesi gerekçeye göre kişinin boyun ve kulakların dahil eder ve ön bölümden ziyade ön kısmı nitelendirdiği söylenebilir. Yüzün doğal halinle değişiklik yaratan tüm durumlar sabit olarak kabul edilir. Bu iş sadece yara izi değildir. Yüzdüm meydana gelen hasarlar daz dahiline girer. Örneğin sakalların dökülmesi ve bir daha sakalların çıkmaması gibi. Mağdurun yüzünde meydana gelen yaranın İz bırakması mümkündür fakat her yüzde sabit niteliği taşımaz. Failin fiili sonucu meydana gelen yüzdeki yaralanmanın İyileştikten sonraki durumu önem taşır. Eğer iyileştikten sonra yüzde kalan iz belirgin bir şekilde fark edilebilir bir durumda ise yüzde sabit izden bahsedilir. Tabi bunun belirlenmesi için de iyileşmenin tamamlanmasıyla ve yüzdeki izin durumunun saptanması gerekir. Yüzde meydana gelen izin yaptırıma tabi tutulması için kişi de bir olumlu etki yaratmasının etkisi yoktur. Örneğin yaralama sonucu yüzde meydana gelen iz kişiyi olumlu etkiler yarattı ise Yani yüzünde bir güzelleşme meydana geldiyse bu cezanın uygulanmayacak anlamına gelmez. Veya yüzdeki izin saklanabilmesi mümkün olmasa gelişen teknolojiyle birlikte izin tamamen yok olabilmesi için bazı uygulamalar yapılması ve bu izin giderilmiş olması izin sürekli olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu yüzden neticesi sebebiyle ağırlaşmış hale gelir ve faile bu ceza hükmolunur.
  4. Mağdurun yaşamını tehlikeye sokulması durumu: kasten yaralamanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokmaması durumunda bu suçtan dolayı daha ağır bir cezalandırma yaptırımı ile karşı karşıya gelir. Kasten yaralamanın hayati tehlike sebebiyet verip vermediğinin tespiti tıbbi bir değerlendirmenin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Yaşamını tehlikeye sokmuş olan durum kısa bir süre dahilinde olsa bile Bir ölüm sonucu doğurmamış olması bu ihtimalin olmadığı anlamına gelmez. Kişinin kasten yaralama fiilin sonucuyla ortaya çıkan hayati tehlikenin varlığı bu hükmün uygulanmasını gerekli kılacaktır. Kanın içerisinde yer alan bu hükmün uygulanabilmesi için ölüm neticesinin meydana gelebilecek bir nitelikte olması gerekir. Mağdurun vücuduna verilen zararın yeri derinliği sayısı şiddeti mağdura karşı bu fiilin yapıldığı yer müdahale hızı ve herhangi diğer durumlar sonucunda mağdurun ölmesi Tehlikesi var ise failin eğilimi mağdurum hayatını tehlikeye sokmuştur. Mağdurun kurtulmuş olması veya kendini kurtarmış olması bir yardımın ulaşmış olması yaşımın fail tarafından tehlikeye sokulmuş olduğu gerçeğini değiştirmez. Fail tarafından kullanılan delici kesici aletlerle  mağdurun vücuduna tek seferlik saldırıda bulunulduysa bu kişinin kastının öldürmeye değil yaralamaya yönelik olduğu düşünülebilir. Çünkü öldürme maksadı taşınmış olması durumunda kesici aletle birden fazla kez ölüme sebebiyet verecek şekilde tekrar edilmesi gerekir. Yani yaralama amacı taşıyor ise öldürme niyetinin saptanmaması gerekir. Bu yüzden kesici aletlerle hayati tehlikem meydana getiren saldırıların bir adette kalması kişinin kastının yaralama amacı taşıdığını gösterir.
  5. Yaralamanın gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına sebep olması durumu: Türk ceza kanunun ilgili hükmüne göre kasten yaralama suçunun gibi bir kadına karşı işlenip çocuğunun vaktinden önce doğması durumunda neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir durum kabul görülmektedir. Vaktinden önce doğmuş bir çocuktan söz edebilmek için bu çocuğun canlı olması gerekir. Yani gebe kadına karşı işlenen suç durumunda erken doğumun gerçekleşmesi ve bu erken doğumun neticesinde bebeğin canlı olarak dünyaya gelmesi gerekir. Canlı olarak doğan çocuğun uzun ya da kısa süre yaşaması önem arz etmez. Doğumun erken olup olmadığının belirlenmesinde gebeliğin normal süresi göz önünde bulundurulur ve olayın neticesinde meydana gelen doğum ile normal doğum karşılaştırılması önem arz eder. Eğer çocuk ölü doğarsa çocuk düşünme söz konusu olur. Bu durum ise Kanunda belirtilen farklı bir hüküm içerisinde yer alır. Yani kasten yaralama suçu sebebiyle gebe kadının çocuğunun vaktinden önce dolması sonucundan bebek ölürse bu durum Mevcut suç içerisinde değerlendirilmez. Farklı bir hükmün konusudur. Bu hükmün uygulanabilmesi için failin yaptığı yaralama fiilinin erken doğuma sebep olması gerekir. Yani failin fiili ile gibi kadının çocuğunun doğum arasında bir illiyet bağı gereklidir. Eğer kadın çocuğunu failin kendisine karşı işlediği kasten yaralama suçu sebebiyle erken doğuruyorsa burada bir illiyet bağından söz edilebilir.

Kasten yaralamanın duygulardan veya organlardan birinin işlevini sürekli zayıflamasına sebep olması, kasten yaralama suçunun konuşmada sürekli zorluya sebebiyet vermesi, kasten yaralama suçunun mağdurun yaşamını tehlikeye sokması ve kasten yaralama suçunun gibi bir kadına karşı işlenerek kadının çocuğunun vaktinden önce dolmasına sebep olması durumları Kasten yaralama suçuna verilecek cezanın bir kat arttırılmasını gerekli gören neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlardır.

  1. Kasten yaralama suçu neticesinde mağduru iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata sokma durumu: Failin kasten yaralama suçu neticesi ile mağdurun iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanmış olması veya mağdurum bitkisel hayata girmesi durumunda suçun olağan şekline kıyasen verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür. Hastalığın iyileşme imkanının bulunmaması çok önemli bir netice arz eder. İyileşme imkanının olup olmadığı suçun işlendiği zamandaki tıbbi imkanlar göz önünde bulundurularak değerlendirilecektir. Bu hüküm de kastedilen hastalık sadece bedenen değildir. Akli hastalıklar da bu kapsam içerisinde değerlendirilmektedir. Eğer hastalığın iyileşme imkanı bulunuyor ise bu hüküm içerisinde değerlendirilmez. Örneğin hastalar ilaç tedavisi ile iyileşme imkanı buluyorsa veya farklı bir tedavi yöntemi ile iyileşme imkanından söz edilebiliyorsa cezanın ağır ulaştırılmasını gerektiren netice içerisine değerlendirilmeyecektir. Hastalığın iyileşme olanağının olmaması tıp biliminin geldiği son noktaya göre mağdurda geri dönülmesi mümkün olmayan bir durumu meydana getiren ve bu mağdurun ömrünün sonuna kadar devam edecek bir nitelik taşıyan hastalığı ifade eder. Eğer suçun işlendiği zamandan sonra bulunmuş olan bir ilaç veya yeni bir tedavi yöntemi ile hastalığın iyileştirilmesinin mümkün olunması durumunda bu hükmün uygulanması durumunda bir değişiklik olmaz. Hastalığın iyileşme olanağının sonradan sağlanmasına rağmen suçun işlendiği zamanda bu hastalığın tedavisi sağlanmadığı için ceza faile hükmolunur. Bitkisel hayat hasta komaya girdiyse koma sonrasında uyanıklığa dönmesine rağmen tüm bilişsel işlevlerini yitirilmesi durumudur. Beyin sapının sağlam kaldığı yaygın beyin dokusu lezyonlarında görülmesi mümkün olan bir durum olduğu söylenebilir. Böyle bir durumda kişi konuşamaz iş istemez veya herhangi bir harekette bulunamaz. Buna rağmen hastanın solunum sistemi dolaşım sistemi ve bazı işlevler devam eder. Hastanın kalbi atar uyur. Bitkisel hayat durumunda geri dönüş şansı bulunmaktadır bu kısmen veya tamamen olabilir. Ancak bir sonraki aşama olan beyin ölümünün geri dönüşümü yoktur. Yani bitkisel hayatta giren kişinin iyileşerek geri dönmesi mümkün iken beyin ölümü gerçekleştiğinde bu mümkün değildir.
  2. Kasten yaralama suçunda duyulardan veya organlardan birinin işlevini yitirmesi durumu: failin işlediği kasten yaralama suçundan duygulardan veya organlardan bir işlevini yitirmesi durumu söz konusu olduğunda cezanın artırılması öngörülmüştür. Duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması sonucunun doğması gereklidir. Vücutta tek olarak bulunmayan organlardan birinin işlevini tamamen yitirmesi durumunda diğer organı fonksiyon görmeye devam edebilir. Böyle bir durum olsa dahi organın işleminin zayıflaması değil işlevin yetiştirilmesi söz konusudur. İşitme duyma dokunma görme tat alma gibi algılama yetilerinin tamamıyla yok olması halinde duyunun işlevinin yitirilmesi meydana gelir. Organın kişinin vücudundan ayrılmış olması veya ayrılmamış olmasıyla birlikte işlevini hiç veya ileri düzeyde yerine getiremez hale gelmesi durumunda organın işlevini yitirdiği söylenebilir. İnsanın vücudunda çift olarak bulunan organlardan birine işlevine tamamen geçirmesi durumunda diğer oradan işlemeye devam edebilir. Bu durum organın işleminin zayıflaması anlamına gelmez. Bu organın işleminin getirilmesidir. Bunun sebebi Kanun hükmünde duygu ve organlardan birinin işlevinden söz edilmesidir.
  3. Kasten yaralama suçu neticesinde konuşmaya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolması durumu: eğer faili tarafından kasten yaralama sonucunda mağdurun konuşma veya çocuk yapma yeteneği kaybolursa neticesi sebebiyle ağırlaşmış halden söz edilir. Konuşma yeteneğinin kaybından kasıt beyinde veya ses tellerinde ağızda ya hepsi içinde meydana gelen bozukluklar neticesinde bir kimsenin hiçbir şekilde ses çıkaramaması veya başkaları tarafından anlaşılmasının mümkün olmayan sesler çıkarması durumudur. Çocuk yapma yeteneğinin getirilmesinden bahsedebilmek için mağdurun çocuk yapabilme yeteneğine sahip olması gerekir. Yani mağdur önceden bu yeteneği barındırmalıdır. Eğer mağdur zaten çocuk yapma yetisine sahip değilse failin fiili sebebiyle bu durumun meydana geldiğini iddia edemez. Mağdurun bu yeteneği yaralama sonucu bitirilmişse ilgili suç oluşturur. Mağdurun çocuk yapma yeteneğinin kaybı için sürekli bir imkansızlık olması gerekir. Geçici olarak çocuk yapma yeteneğinin kaybı bu hüküm İçerisinde yer almaz. Örneğin mağdur kadın ise ve tıbbi yöntemlerle çocuk sahibi olabilmesi mümkün ise yeteneğinin getirilmesi söz konusu değildir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan tüp bebek yöntemini örnek verebiliriz. Eğer kadın bu yöntemi kullanarak gebe kalabiliyor Ve çocuk sahibi olabiliyor ise çocuk yapma yeteneğini yitirdiği söylenemez. Böyle bir durumda farklı hükümler söz konusu olur. Mağdurun vücudunda bulunan üremeye yardımcı organlarda meydana gelen yaralamanın, çocuk yapma yeteneğinin yitirilmesine sebep olup olmadığı ilgili mercilerce değerlendirilmelidir. Ayrıca belirtilmesi gereken önemli bir nokta da şudur ki faili kasten yaralama suçunu işlerken mağdurun çocuk yapma yeteneğine getirilmesi amacıyla hareket etmemesi gerekir. Yani mağdurun amacı kasten yaralamaktır ama kasten yaralama sonucunda mağdurun çocuk yapma yeteneğini kaybetmesi amacı taşımamalıdır. Eğer böyle bir amaç taşıyorsa farklı bir suçtan bahsetmek gerekir. Öyle ki fail kısırlaştırma suçu işlemiş olur ve bu suç çocuk yapma yeteneğinin kaybolması hükmü içerisinde değerlendirilmez.
  4. Kasten yaralama suçu neticesinde yüzün sürekli değişikliği durumu: yüzün sürekli değişikliği kavramında kastedilen mağdurun yüzünün uyumunu bozan ve mağdurun çevresindeki kişilerce bunun fark edilmesi sonucunu doğuran her türlü değişikliktir. Bu durumda mağdurun yüzünün tamamen biçiminin kaybolması gerekmez. Mağdurun yüzünde fark edilir bir değişikliğin sürekli şekilde Görülecek olması bu hüküm kapsamına girer.
  5. Kasten yaralama suçunun gebe bir kadına karşı İşlenmesi ve çocuğunun düşmesi: Çocuğun düşmesi yaralama sonucuyla çocuğun ölü olarak doğması anlamına gelir. Failin fiili sebebiyle çocuk anne karnında ölür. Bu hükümden söz edebilmek için kasten yaralama filmini gerçekleştiren faili amacı kadının çocuğunun düşürülmesini sebebiyet vermek olmamalıdır. Fail kadının çocuğunun düşünmek kasti ile yaralama filin işliyor ise farklı bir suçtan bahsedilir. Bu hüküm içerisinde değerlendirilmez.

Yukarıda açıklanan İyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata sokma, duyulardan veya organlardan birinin işlevini yitirmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolması, yüzün sürekli değişikliği, gibi bir kadına karşı işlenip de çocuğunu düşmesi durumları Kasten yaralama suçunda cezanın iki kat artırılmasını gerektiren neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri oluşturur.

Kasten yaralama suçu ile suçlanıyor ve bir ağır ceza avukatından destek almak istiyorsanız Av. İdil Su Aydın ile iletişime geçebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir